Şubat 2008 için Arşiv

İranlı gazeteci idamla cezalandırıldı

Cuma, 22 Şubat 2008

İranlı gazeteci, Cundullah örgütü üyesi olmak ve ulusal güvenliği tehlikeye atmak suçlarından idam cezasına çarptırıldı. İranlı gazetecinin temyize gitmesi bekleniyor.

Sünni Cundullah örgütü, İran’ın Sistan ve Belucistan bölgelerinde iran güvenlik güçlerini hedef alıyor. Sadece son iki günde 12 kişinin idam edildiği İran’da 2008 yılında asılanların sayısı şimdiden 48′e ulaştı.

Kosovayı tanıyanlar, tanımayanlar

Cuma, 22 Şubat 2008

Sırbistan’ın, Rusya ile birlikte başından beri karşı çıktığı Kosova’nın bağımsızlığını şu ana dek tanıyan, yakında tanıyacaklarını açıklayan ve tanımayan ülkeler şunlar:

TANIYANLAR VE TANIYACAĞINI BİLDİRENLER
ABD: Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Kosova’nın “bağımsız ve egemen bir devlet” olarak tanındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nca yapılan yazılı açıklamada Rice, “Yugoslavya’nın parçalanması, sivillerekarşı işlenen etnik temizlik ve suçlar ile uzun süreli BM yönetimi gibi etmenlerin Kosova’da olağanüstübiçimde biraraya gelmesi, başka herhangi bir yerde yoktur ve dolayısıyla Kosova’yı özel bir duruma getirmiştir. Kosova, bugün dünyada herhangi başka bir durum için örnek olarak görülemez” dedi.

İngiltere: Dışişleri Bakanı David Miliband, Kosova’nın bağımsızlığını tanımaya karar verdiklerini söyledi.

Türkiye: Dışişleri Bakanı Ali Babacan, yazılı açıklamasında “Türkiye Cumhuriyeti, Kosova Meclisi’nin bağımsızlık bildirgesinin muhtevasını ve unsurlarını memnuniyetle karşılamış ve bu anlayıştan hareketle, Kosova Cumhuriyeti’ni tanıma kararı almıştır” dedi.

Başbakan Erdoğan, Kosova Başbakanı Taçi’yi telefonla arayarak, bağımsızlık kararının hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin, “Balkanlar’da barış ve istikrarı önemsediğini” söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin, Balkanlar’da barış ve istikrarın oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunan bir ülke olduğunu, Türkler, Arnavutlar dahil olmak üzere, Kosova’yı oluşturan bütün unsurların birlik ve beraberliğinin Kosova’nın geleceğini güçlendireceğine inandığını ifade etti.

Almanya: Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacağını açıkladı.

Fransa: Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacağını bildirdi.

İtalya: Başbakan Romano Prodi ve Dışişleri Bakanı Massimo D’Alema, Kosova’nın tanınması kararı alındığını söyledi.

Afganistan: Kosova’nın tanınma talebine yanıt veren ilk ülke oldu. Kabil, Kosova’yı tanıdığını ve bağımsız bir ülke olarak desteklediğini açıkladı.

Arnavutluk: Başbakan Sali Berişa, Kosova’nın bağımsızlığını resmen tanıdıklarını duyurdu.

Avusturya: Sosyal Demokrat Parti ile Hristiyan demokrat eğilimli Halk Partisi’nin oluşturduğu koalisyon hükümetinin olağan kabine toplantısında, Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik’in “Kosova’nın tanınmasına ilişkin” önerisi kabul edildi.

Belçika: Dışişleri Bakanı Karel De Gucht, “Belçika, bu hafta Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacak” dedi.

Danimarka: Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller de AB’nin 12 ila 15 ülkesiyle birlikte kendi ülkesinin de Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacağını bildirdi.

Finlandiya: Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Kosova’nın tanınması için hazırlıklara başladıklarını açıkladı.

Polonya: Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, AB ülkelerinin çoğu gibi ülkesinin de Kosova’yı tanımaya hazırlandığını belirterek, “Hükümete, Kosova’nın bağımsızlığının tanınması için bir önerge verdim” dedi.

Macaristan, – Dışişleri Bakanı Kinga Göncz, “Macaristan’ın Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacağını” söyledi.

İrlanda, Estonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Bulgaristan, Slovenya ve İsveç’in de Kosova’yı tanıyabileceği belirtiliyor.

İslam Konferansı Teşkilatı da Kosova’nın bağımsızlığını desteklediklerini açıkladı.

TANIMAYANLAR YA DA KARŞI ÇIKANLAR
Azerbaycan: Dışişleri Bakanlığı “Kosova’nın tek taraflı bağımsızlık ilan etmesi uluslararası ilkelere aykırı ve yasadışıdır” dedi.

Çin: Çin hükümeti, bağımsızlık ilanından endişe duyduklarını açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Liu Ciencçao Kosova sorununun çözümünün Balkanlar’daki barış ve istikrarın yanı sıra, uluslararası ilişkileri düzenleyen temel ilkelerle, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin otoritesini ve üstlendiği rolü yakından ilgilendirdiğini söyledi.

Liu, Çin’in daima savunduğu çözüm yolunun, Sırbistan ve Kosova’nın müzakere yoluyla her iki tarafın kabul edebileceği bir plan üzerinde anlaşmaları olduğunu belirtti.

Kıbrıs Rum Yönetimi: Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, Kosova’nın bağımsızlığının “hukuken geçersiz” olduğunu açıkladı ve “Kosova’yı asla tanımayacağız” dedi.

Romanya: Devlet Başkanı Traian Basescu, Kosova’nın tek yanlı bağımsızlık ilanını, ülkesinin “hukuk dışı bir eylem” olarak nitelediğini bildirdi.

İspanya: Kosova’yı yeni devlet olarak tanımayacağını söyledi.

Vietnam: BM Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyelerinden Vietnam, Kosova’nın Sırbistan’dan tek taraflı bağımsızlık ilan etmesine karşı olduğunu açıkladı.

Moldova: Kosova’nın Sırbistan’dan bağımsızlık ilanının “Avrupa’da istikrarı bozucu bir etken” olacağını ve tanımayacağını açıkladı.

Slovakya: Dışişleri Bakanı Jan Kubis, ülkesinin Kosova’yı tanıma niyetinde olmadığını söyledi. Hükümet, Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılmasının Slovakya’daki etnik gerilimi şiddetlendirmesinden endişe ediyor.

Rusya: Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Duma ve üst kanadı federasyon konseyi, Kosova’nın bağımsızlık ilanını kınadı.

Karadağ: Sırbistan’dan 2006 yılında ayrılan ülke, kendisiyle aynı yolu izleyen Kosova’yı tanımayacağını açıkladı. Karadağ Dışişleri Bakanı Milan Rocen, “Şu anda Kosova’yı tanımıyoruz ve bunun ulusal güvenliğimizi tehdit etmeyeceğini umuyoruz” dedi.

BEKLEYENLER
KKTC: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kosova’nın bağımsızlığını selamladıklarını ifade ederek, Kıbrıs Türk tarafının, bu aşamada, Kosova’nın bağımsızlığını tanıma gibi bir hazırlığının olmadığını söyledi.

Hollanda: Hükümet, Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı tanımakta acele etmeyeceğini duyurdu.

Malta: BM Güvenlik Konseyi tarafından çözüm bulunması eğiliminde olduğu belirtiliyor.

Portekiz: BM Güvenlik Konseyi tarafından çözüm bulunmasını bekleme eğiliminde olduğu ifade ediliyor.

Kosova doğdu, dünya karıştı

Cuma, 22 Şubat 2008

BİR TARAFTA RUSYA, DİĞER TARAFTA BATI
Yugoslavya’nın dağılması, 1989′da yine Kosova’da başlayan kanlı bir sürecin son perdesi. O zamanlar Sırp Federe Devleti cumhurbaşkanı olan, Sırp milliyetçisi Miloşeviç, Kosova’nın Gazimestan ovasında Osmanlı-Sırp Savaşı’nın 600. yılı anma törenindeki nutkunda Sırpların Kosova’dan asla vazgeçmeyeceğini beyan etmiş ve ertesi yıl Kosova’ya Tito zamanında verilmiş olan muhtariyeti feshetmişti. O dönemde Soğuk Savaş’ın sonuyla birlikte Yugoslavya da Orta Avrupa’daki bütün siyasi yapılar gibi çatırdamaya başlamıştı. Miloşeviç’in buna cevabı ise ‘Büyük Sırbistan’ı kurmak üzere Sırp hakimiyetindeki Yugoslav ordusunu diğer federe devletlerin üzerine salmak olmuştu. Böylece başlayan Yugoslav savaşları 1995′te sona ererken Kosova meselesi sonuçsuz kalmıştı. Dayton Anlaşması’yla birlikte Sırplar bütün dikkatlerini Kosova’da toplamış ve üç yıl süren çatışma sonucunda 1999′da NATO hava harekâtı ve Kosova’nın BM kontrolüne geçmesiyle davayı büyük ölçüde kaybetmişlerdi. O günden beri Kosova ‘ne savaş, ne barış’ ortamında.

Kosova’nın bağımsızlığıyla eski Doğu-Batı ikilemi bir anda tekrar ortaya çıktı. Bir tarafta Rusya, diğer tarafta ise ABD’nin başını çektiği Batı ülkeleri. Avrupa’da ise Ortodokslar ve Slavlar arasında bir ayrışma söz konusu oldu.

ABD Başkanı Bush

Üçüncüsü siyasi anlamda benzer sorunlara sahip ve ayrılıkçı hareketleri olan komşu ülkeler bu tek taraflı bağımsızlık ilanını tanımayacaklarını ilan ettiler.

Küçücük ülkesinde iki tane ayrılıkçı bölge olan Gürcistan da tanımadı. Kafkasya da potansiyel olarak bu emsalden etkilenebilecek durumda olmasına rağmen Rusya gücüne güveniyor. Dışişleri Bakanı Lavrov “KKTC ne olacak? çifte standart uygulanıyor” derken aslında Batı’ya ve esas AB’ye gözdağı veriyor. Kıbrıs’ın BM’deki hamisi ta kendisi. Rusya’nın oyunu küresel, kendi toprağında emsal teşkil edebilecek olmasına aldırmıyor.

AB İKİYE BÖLÜNDÜ
AB açısından değerlendirecek olursak, 6 ülke tanımama kararı aldı, diğer 21′i Kosova’yı tanıyor. Bu demek oluyor ki AB bölünüyor. Bulgarlar Ortodoksluk, komşuluk ve Slavlık dayanışmasından; Romenler hem Ortodoksluk ve komşuluk adına hem de Transilvanya’daki 2 milyon Macar azınlığa örnek teşkil etmesin diye; İspanyollar seçim arefesinde Bask ve Katalan bağımsızlık tartışmalarının vereceği siyasî zararı engellemek için; Kıbrıs ve Yunanistan da hem Ortodoksluk hem de KKTC emsali yüzünden Kosova’yı tanımadı.

AB YOLUNDA İLERLEYECEK
Bugün Avrupa’da yüzde 95′i Müslüman olan bir ülke ortaya çıktı. Muhtemelen AB yolunda ilerleyecektir. Kosova’nın bağımsızlığı BM Kosova özel temsilcisi Martti Ahtisaari’nin belirlediği, AB ile ABD tarafından onaylanan ve AB denetiminde gerçekleşecek ‘kontrollü bağımsızlık’ planı uyarınca gerçekleşecek. ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’dan oluşan beş ülke, Kosova’yı 120 günlük bağımsızlık takvimi sonunda bağımsızlığa götürecek Ahtisaari Planı’nı uygulamaya geçirecek.

AB KRİZİ YÖNETEBİLECEK Mİ, GÖRECEĞİZ
Bu dönem zarfında bu beş ülkenin NATO, BM, Rusya ve Sırbistan ile en etkin şekilde çalışabilmesi gerekiyor. AB’nin işi zor. Kendi kıtasındaki bir krizi yönetebilecek mi, göreceğiz. AB Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) çerçevesinde ve NATO’nun 16.000 askerlik Kosova gücü KFOR ile eşgüdüm halinde bir polis gücü kuracak, diğer yanda sivil bir idareyle Kosovalı yöneticilere destek olacak. Amaç bu 120 günlük dönem boyunca barışı korumak ve yumuşak bir geçiş sağlamak.

KOYU MİLLİYETÇİLİĞİN İBRETLİK ÖRNEĞİ: SIRBİSTAN
Sırbistan’ın, 1878′den sonra, Osmanlı’nın bölgeyi terk etmesinden bu yana geçen 140 yıl içindeki bütün politikalarının iflas ettiğini görüyoruz. Bu çok vahim bir durum. Yugoslavya’nın patronuyken şimdi küçücük bir ülke haline geldi. Sırbistan, koyu milliyetçiliğin nelere yol açabileceğinin iyi örneğidir. Yugoslavya Kosova ile birlikte yedi ülkeye bölünmüş oluyor. Ama günün birinde, AB altında birleşeceklerdir. Elbette soru şu: Bu kadar kana, bu kadar üzüntüye gerek var mıydı? Yugoslavya, basiretsiz ve önünü göremeyen politikacıların ülkeyi ne hale getirebileceklerinin örneğidir. Bu hale gelmesinde, Sırp politikacıların büyük payı vardır.

KOSOVA KKTC İÇİN EMSAL
Türkiye’nin Kosova’yı tanımaması mümkün değildi. Türkiye’de 1878′den bu yana ve 1945′den sonra, Yugoslav devlet başkanı Mareşal Tito ile yapılan ikili anlaşma uyarınca oralardan gelmiş bir çok Arnavut ve Türk vardır. Hatta Türkiye’deki Arnavutların, Kosova Arnavutlarından daha fazla olduğu söylenir. 1912′de Osmanlı oraları kaybettiğinde ve çekildiği zaman, Kosova kadim bir Arnavut toprağıyken Sırbistan’a bağlanmıştı. Aşağı yukarı 100 yıl sonra taşlar tekrar yerine oturuyor.

Türkiye açısından Kosova bağımsızlığının Kıbrıs konusunda bir emsal olduğu açıkça söylenmese de, böyle bir algılama olduğu kesin. Ve sadece KKTC için değil benzer tüm bölünmüş ülkeler için emsal. Kosova emsalini bu hafta sonu Kıbrıs’ta çözüm yanlısı bir liderin başkan olmasıyla birlikte değerlendirdiğimizde Kıbrıs’ta yeni bir dönem başlayacak diyebiliriz.

TÜRKİYE SIRBİSTAN’IN YAPTIĞI HATAYI YAPMAMALI
Kosova’nın bağımsızlık kararı, “Türkiye’de de bir Kürt devleti çıkar mı” tartışması yarattı. Ne böyle bir talep ne de olasılık var. Burada yanılmamak lazım. Ancak burada ders çıkarılması gereken Kosova değil, Sırbistan’ın Arnavutlara nasıl davrandığı. Sırplar, Arnavutları o kadar köşeye sıkıştırdı ve çaresiz hale getirdi ki, sonunda 1999′da NATO Sırbistan’ı bombalandı. Kosova ister istemez bağımsız hale geldi. Türkiye’nin çıkarması gereken ders, Sırbistan’ın yaptığı hatayı yapmamaktır.

Kosova’yı zor bir süreç bekliyor. Zaman gelir Arnavutluk ile birleşebilir. Arnavutluk’un esas beyni Kosova’dır. Ama oraya gelmeden önce içinde bulunduğu feci ekonomik durumdan nasıl kurtulacak? Kosovalı yöneticilerin çözmesi gereken en önemli sorun ilk olarak budur. Kosova çok fakir bir ülke ve etrafındaki ülkeler de daha zengin değil. Kosova’daki 2 milyon insan, Batı Avrupa’da çalışan Arnavutların yolladığı yıllık yarım milyar Euro işçi dövizleriyle yaşıyor. Diğer bir kaynak da envai çeşit ‘kayıtdışı’ ticaret.

Dr. Othon Anastasakis (Oxford Üniversitesi):
SOĞUK SAVAŞ ÇIKABİLİR Mİ?
Son birkaç yıldır enerji kaynaklarıyla Rus toplumlarını manipüle eden Rusya, uluslarası gücünü göstermek için Kosova’nın bağımsızlığını tanımıyor. Tarihe baktığımızda Rusya’nın Sırbistan’la olan yakın ilişkisi zaten ortada. Bu ilişki, yeni Karadağ devletiyle meşru olmuştur.

Rusya Devlet Başkanı Putin

Rusya için bu bir güç oyunundan ibaret. Tabii komşu ülkelerinden gelecek tepkilerden endişe ediyor. Zaten şu sıralar Rusya’nın Batı’yla ilişkileri kötü durumda. Bazı insanlar yeni bir soğuk savaş çıkabileceğini söylüyor.

TÜRKİYE’NİN PARADOKSU
Türkiye’ye bakacak olursak bir tarafta KKTC ve diğer tarafta Kürt sorunu var, bu bir paradoks yaratıyor. Fakat Türkiye her zaman Kosova’daki müslüman topluma yakındı. Bosna Hersek, Arnavutluk ve Kosova’yla her zaman yakın bağlantısı vardı. Bu yüzden Türkiye’nin tanımasını çok normal buluyorum.

İSPANYA BASK’TAN DOLAYI TANIMIYOR
İspanya’ya gelince tanımamasının tek sebebi Bask olabilir. İngiltere, Fransa ve Almanya Kosova’nın bağımsızlığını tanıyor, İspanya’nın da bu ülkelerin yanında olması beklenirdi. Fakat İspanya’daki Katalan ve Bask etnik sorunları bir türlü çözülemiyor. Bu kadar çabuk reddetmelerini beklemezdim.

YUNANİSTAN, SIRPLARIN DOSTU
Yunanistan’ın tanıması İspanya, Romanya veya Macaristan’ın sebeplerine benzer değil. Yunanistan’da da etnik azınlıklar var, fakat İspanya gibi değil. Yunanistan’ının Sırbistan’la tarihsel bir bağı var ve birbirlerine çok yakınlar, bu yüzden tanımadı. Fakat etnik sorunlardan dolayı değil.

KOSOVA AVRUPA’NIN KALBİ
Kosova’nın bağımsızlığı Batı’nın başlattığı bir olay. Avrupa Birliği bir bütün olsa da her ülke kendine göre yontacaktır. Bazı ülkeler için çok duyarlı bir sorun, çünkü kendi ülkelerinde de aynı sorunlar var. Kosova, Güney Asya’da olsaydı ülkelerin tanımaları daha kolay olurdu, fakat Kosova Avrupa’nın kalbinde bu yüzden bu kadar sorun yaratıyor. İsrail ise Amerika’ya çok yakın bir ülke olmasına rağmen Filistin’den dolayı tanımayacaktır.